İş Hukuku Avukatı

Ülkemizde, son yıllarda yapılan çalışmalar neticesinde, işçi ve işveren arasındaki çatışmaların engellenmesi amacıyla İş Kanunu’nu hazırlanmıştır. Yıllar öncesinde ülkemizde oluşturulan ilk İş Kanunu’nda mahkemeler üç heyetli olmakla, hâkim, işveren temsilcisi ve işçi temsilcisi tarafından kurulan heyet dosya hakkında karar vermekteydi. Ancak günümüzde tek hâkimli İş Mahkemeleri tarafından, işçi ve işveren arasındaki hukuki ihtilaflar çözüme kavuşmaktadır. İş hukuku konusunda, her iki tarafında uyması gereken bazı kurallar bulunmaktadır. Ülkemizde iş hukuku, öncelikle sözleşmeyle başlamaktadır. Sözleşmenin imzalandığı andan itibaren, her iki taraf arasında iş akdi başlamış olup, bu konuya ilişkin artık resmi bir durum oluşmuştur. Konuya ilişkin olarak, SSK, İş ve İşçi Bulma Kurumu, vakıflar ve sendikalar da, sözleşmenin dolaylı yoldan tarafı olmaktadır.

İş Hukukunun Ülkemizdeki Önemi

İş hukuku ülkemizde ikiye ayrılmakla birlikte, bireysel iş hukuku ve toplu iş hukuku olarak iki farklı başlık altında incelenmektedir. Bireysel iş hukukunda, genel itibariyle küçük işletmelerde işçi ve işveren arasındaki hukuki düzenleme sağlanmaktadır. Toplu iş hukuku ise, daha çok sendikalar ve büyük işletmeler arasındaki hukuki düzenlemeleri sağlamaktadır. Bunun yanı sıra, işverenin, işçiye karşı olan borçları ve işçinin işverene karşı olan borçları da kanunda düzenlenmiş olup, bu konuda yapılan düzenlemeler, ülkemizdeki işçi işveren arasındaki barış için oldukça önemlidir. Kanunda düzenlenmiş olan, doğum izni borcu, ücret ödeme borcu, işçiyi koruma borcu gibi borçlara sahip olan işveren, bu konuda çalışanlarını mağdur edememektedir. Bunun yanı sıra, işçinin işverene karşı olan borçları, çalışma borcu, sadakat borcu ve işyerindeki kurallara uyma borcu olarak tanımlanmıştır. Tüm bu kuralları bir kanunla buluşturan ülkemizde, işçi işveren arasındaki tüm sorunlar hukuki yollarla çözüme kavuşmaktadır.

Ülkemizdeki iş hukuku kanunlarının, son zamanlarda oldukça doğru bir şekilde değişimi neticesinde, artık sürekli işten atılma korkusuna sahip işçiler bulunmamakta, işçisini sürekli işten atmayla tehdit eden patronlar bulunmamaktadır. Özellikle bu konuda devletin, işçi ağırlıklı olarak iş kanunu düzenlemesi neticesinde, birçok ilde birden fazla iş mahkemesi kurulmuş ve işçilerin hukuki olarak hakları korunmaya alınmıştır.